GERİ

    

KALFALIK TÜRKÇE SINAVI SORU ÖRNEKLERİ:

 

1.      Aşağıdaki kelimelerden hangisi büyük ünlü uyumu kuralına uyumludur?

a)Sevinç                   b) Kardeş                    c) Anne            d) Koşarken   

        Cevap: Büyük ünlü uyumu kuralı, Türkçe bir kelimenin sesli harflerinin tamamen ince(e,i,ö,ü) ya da tamamen kalın(a,ı,o,u) olması esasına dayanır. Bir kelimenin ilk hecesindeki sesli harf ince(e,i,ö,ü) ise ardından gelen hecelerdeki sesli harfler de ince olmalıdır. Eğer kelimenin ilk hecesindeki sesli harf kalın(a,ı,o,u) ise ardından gelen hecelerdeki sesli harfler de kalın olmalıdır. Buna göre;

        Sevinç: Kelimenin ilk hecesindeki sesli harf(e) incedir. Ardından gelen hecedeki sesli harf(i) de ince olduğundan kelime büyük ünlü uyumu kuralına uyar.

        Kardeş: Kelimede kalın olan (a) sesi ile ince olan (e) sesi birlikte yer aldığından kurala uymaz.

        Anne: Bu kelimede de kalın(a) ve ince(e) sesler birlikte yer aldığından kurala uymaz.  

        Koşarken: Kelimede yer alan (o,a) sesleri kalın, (e) seslisi ise ince olduğundan olduğundan kelime kurala uymaz.

        2. Aşağıdaki kelimelerden hangisi birleşik bir kelimedir?

            a) Kelimeler                 b) Kalemlik                  c) Hanımeli                  d) Çiçek

        Cevap: İki ya da daha fazla kelimenin birleştirilmesiyle elde edilen kelimelere birleşik kelime adı verilir. Yukarıdaki kelimelerden c şıkkında yer alan hanımeli kelimesi “hanım” ve “el” kelimelerinin birleşmesinden oluştuğu için birleşik bir kelimedir.

        3. Aşağıdaki kelimelerden hangisi yapım eki almıştır?

            a) Susam          b) Eskişehir                  c) Ağaçlar                    d) Silgi

        Cevap: Yapım eki, kelime kök ya da gövdelerine gelerek kelimelerin yeni bir anlam kazanmasını sağlayan ektir. Yukarıdaki şıklar içinde böyle bir ek almış olan kelime, silgi kelimesidir. Kelime sil-gi şeklinde kurulmuştur.

        4.  Aşağıdaki kelimelerden hangisi özel bir isimdir?

            a) Sorgu                      b) Türkiye                    c) Sinema                    d) Tarih

        Cevap: Özel isim, tek olan varlıkları karşılayan isimlerdir. Yukarıdaki kelimeler içinde sadece Türkiye kelimesi tek bir varlığı karşılayan isim olduğu için özel isimdir.

        5. “Canan yıllarca İstanbul’a gitmemişti.” Cümlesinde kaç tane özel isim bulunmaktadır?

            a) 1                  b) 2                 c) 3                  d) 4

        Cevap: Cümlede Canan ve İstanbul kelimeleri özel isimdir.

        6. “Bazı insanlar okumayı çok severler.” cümlesinin yüklemi hangi kelimedir?

            a) Bazı insanlar b) okumayı       c) çok              d) severler

        Cevap: Yüklem, cümlede hareketi, oluşu, işi karşılayan unsurdur. Buna göre yukarıdaki cümlede yüklem “severler” kelimesidir.  

        7. “Ayşe eskiden İzmir’de yaşıyordu.” Cümlesinin öznesi aşağıdaki kelimelerden hangisidir?

            a) Ayşe            b) eskiden                    c) İzmir’de                   d) yaşıyordu

        Cevap: Özne, bir cümlede yüklemde belirtilen işi, oluşu, hareketi yapan unsurdur. Özneyi bulmak için yükleme “kim, ne?” sorularından uygun olanı sorulur. “Ayşe eskiden İzmir’de yaşıyordu” cümlesinde özne durumunda olan kelime, “Ayşe”dir.

        8.  “Ankara’dan dün döndük.” Cümlesinin zarf tümleci aşağıdaki sözcüklerden hangisidir?

            a) Ankara’dan              b)biz                c) dün              d) döndük

        Cevap: Yüklemin anlamını, zaman, durum, miktar, benzerlik bakımından tamamlayan unsura zarf tümleci anlamı verilir. Zarf tümlecini bulmak için yükleme “ne zaman, nasıl, niçin, ne şekilde, neden?” sorularından uygun olanı sorulur. Yukarıdaki cümlede zarf tümleci durumundaki kelime, yüklemin anlamını zaman bakımından tamamlayan “dün” kelimesidir.

        9. “Kardeşim İzmir’den yarın gelecek.” Cümlesinde dolaylı tümleç olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?

            a) Kardeşim                 b) İzmir’den                 c) yarın            d) gelecek

        Cevap: Dolaylı tümleç, cümlede işin, olayın yerini, yönünü gösteren unsurdur. Dolaylı tümleçler cümlede ismin -e,-de,-den hallerinden bulunur. Dolaylı tümleci bulmak için yükleme, “kime, kimde, kimden; nereye, nerede, nereden; neye, nede, neden?” sorularından uygun olanı sorulur. Yukarıdaki cümlede dolaylı tümleç, “İzmir’den” kelimesidir.

        10. “Yumruğunu masaya vurdu.” Cümlesinde nesne olan kelime hangisidir?

            a) O                 b) yumruğunu               c) masaya                    d) vurdu

        Cevap: Nesne, bir cümlede öznenin yaptığı işten doğrudan doğruya etkilenen varlığı gösteren unsurdur. Nesneler iki çeşit olur: Belirtili nesne ve belirtisiz nesnedir. Belirtili nesne cümlede ismin -i hal ekini almış şekilde bulunur. Belirtili nesneyi bulmak için yükleme “neyi, kimi?” sorularından uygun olanı sorulur. Belirtisiz nesne ise cümlede ek almamış şekilde, yalın halde bulunur. Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme “ne?” sorusu sorulur. Yukarıdaki cümlede nesne durumundaki kelime, “yumruğunu” kelimesidir.

        11. “Mavi elbisesini giyerek gelmişti.” Cümlesinde sıfat türündeki kelime aşağıdakilerden hangisidir?

            a) mavi             b) elbise                                  c) giyerek                    d) gelmişti 

        Cevap: Sıfat bir ismin önüne gelerek o ismi nitelendiren veya belirten kelime türüdür. Yukarıdaki cümlede bu tanıma uyan ve elbise ismini niteleyen kelime “mavi” sıfatıdır.

        12. “Ahmet, annesine bir kitap almış.” Cümlesinde kaç tane isim türünde kelime vardır?

            a) 1                             b) 2                             c) 3                             d) 4

        Cevap: İsimler canlı, cansız bütün varlıkları ve kavramları karşılayan; varlık ve kavramların adı olan kelimelerdir. Bu tanıma göre yukarıdaki cümlede, “Ahmet, anne ve kitap” kelimeleri isim türündedir.

        13. “O, Ali’nin en iyi arkadaşıdır.” Cümlesinde zamir türündeki kelime aşağıdakilerden hangisidir?

            a) O                            b) Ali                           c) iyi                            d) arkadaşıdır  

        Cevap: Zamir, isimlerin yerini tutan, onların yerine kullanılan kelime türleridir. Yukarıdaki cümlede, “o” kelimesi bir insan isminin yerini tutması nedeniyle zamirdir.

        14.  “İstanbul’a karanlık birdenbire çöktü.” cümlesinde zarf türündeki kelime aşağıdakilerden hangisidir?

            a) İstanbul’a                 b) karanlık                   c) birdenbire                d) çöktü

        Cevap: Zarf, bir fiilin, bir sıfatın ya da başka bir zarfın anlamını zaman, yer, miktar, nitelik ve soru yönünden etkileyen kelimelerdir. Yukarıdaki cümlede fiili nitelik bakımından etkileyen zarf, “birdenbire”dir. 

        15. “Dün, Almanya’dan Türkiye’ye geldiler.” cümlesinde fiil türündeki kelime aşağıdakilerden hangisidir?

            a) Dün             b) Almanya’dan           c) Türkiye’ye               d) geldiler

        Cevap: Fiiller, hareketi karşılayan kelimelerdir. Yukarıdaki cümlede hareket ifade eden tek kelime “geldiler” kelimesidir.

        16. “Bugün yolun yarısına kadar geldim.” cümlesinde edat kelime türündeki aşağıdakilerden hangisidir?

            a) bugün                      b) yolun yarısı   na        c) kadar                       d) geldim

        Cevap:  Edatlar, bir kelimeden sonra gelerek o kelimeyle diğer kelimeler arasında bağlantı kuran kelimelerdir. tek başlarına bir anlamları olmayıp dilbilgisi açısından görevleri bulunan kelimelerdir. “Bugün yolun yarısına kadar geldim” cümlesinde edat olan kelime “kadar” kelimesidir.

        17. Sarı kitabı masanın üzerinden ben aldım.” cümlesinde altı çizili kelimenin türü aşağıdakilerden hangisidir?

            a) Zamir                                  b) Sıfat             c) Fiil                           d) Edat

        Cevap: “Sarı” kelimesi kendisinden sonra gelen ismi nitelediği için sıfattır.

        18. Biz buraya okumaya geldik.” cümlesinde altı çizili kelimenin türü aşağıdakilerden hangisidir?

            a) Zamir                       b) Zarf                         c) İsim                         d) Fiil

        Cevap: “Biz” kelimesi ismin yerine kullanıldığı için zamirdir.

        19. “Dost başa düşman ayağa bakar.” Cümlesinde altı çizili kelimenin türü aşağıdakilerden hangisidir?

            a) Zarf             b) Sıfat             c) Fiil                           d) İsim

        Cevap: Alti çizili olan kelime hareket ifade ettiği için bir fiildir.

        20. “Biz Çamlıca’ya dün gittik.” Cümlesinde altı çizili kelimenin türü aşağıdakilerden hangisidir?

            a) İsim                         b) Fiil                           c) Edat                        d) Zarf

        Cevap: Altı çizili kelime kendisinden sonra gelen fiili zaman bakımından belirttiği için zarftır.

        21. Aşağıdaki kelime çiftlerinden hangisi eş anlamlıdır?

            a) Uzun-kısa                b) Siyah-beyaz             c) Al-kırmızı                 d) Eski-yeni

        Cevap: Yazılışları farklı, anlamları aynı olan kelimelere eş anlamlı kelimeler adı verilir. Yukarıdaki kelime çiftlerinden bu tanıma uyanı “al-kırmızı” kelimeleridir. 

        22. Yazılışları aynı, anlamları farklı olan kelimelere ne ad verilir?

            a) Zıt anlamlı                b) Eş sesli                    c) Eş anlamlı                d) Terim

        Cevap: b şıkkı.

        23. Anlamları birbirinin karşıtı olan kelimelere ………………….. kelimeler adı verilir?

            a) Eş sesli                    b) Eş anlamlı                c) Atasözü                   d) Zıt anlamlı

        Cevap: d şıkkı.

        24. “Ne oldum delisi olmak” anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

            a) Delilik                      b) Uslanmak                c) Durgunlaşmak                      d) Şımarmak

        Cevap: d şıkkı.

        25. “Özü sözü bir” deyiminde anlatılmak istenen aşağıdakilarden hangisinde verilmiştir?

            a) Kızgınlık                  b) Doğruluk                 c) Yalancılık                 d) Araştıremacılık

        Cevap: b şıkkı.

        26. Aşağıdakilerden hangisi bir atasözüdür?

            a) Damlaya damlaya göl olur.

            b) Açık yürekli olmak

            c) Bir sözünü iki etmemek

            d) Bir kaşık suda boğmak

        Cevap: a şıkkı.

        27.  Aşağıdakilerden hangisi bir deyimdir?

            a) Güneş balçıkla sıvanmaz.

            b) Olmayacak duaya amin denmez.

            c) Dost başa düşman ayağa bakar.

            d) Nabza göre şerbet vermek

        Cevap: d şıkkı.

        28. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde bir deyim deyim kullanılmıştır?

            a) Öfkesinden gözü dönmüş.

            b) Bunları sana söylemek istemezdim.

            c) Geldiğini görmedim bile.

            d) Senin olmadığın bir şehirde yaşamak istemem.

        Cevap: a şıkkı. Cümlede “gözü dönmek” deyimi kullanılmıştır.

        29: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zıt anlamlı iki kelime birlikte kullanılmıştır?

            a) Hani o gül gülerek geldiği demler

            b) Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur

            c) Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz

            d) Gönüldendir feryadımız, kimseden şikâyet yok.

        Cevap: c şıkkı. Cümlede “ağlamak-gülmek” kelimeleri zıt anlamlı olarak kullanılmıştır.

        Aşağıdaki parçadan hareketle 30, 31 ve 32. soruları cevaplayınız.       

        Hayatta yalnız kendi çalışması, kendi becerisi, kendi bilgisiyle, alın teri dökerek kazanılan ve başkasını zarara sokmayan başarı haklıdır. Para çalmak, hile yapmak, adam dolandırmak, birinin ayağını kaydırıp yerini kapmaktansa; sırtında yumurta satmak, yapılara taş taşımak, fabrikalarda işçi olmak, kundura boyacılığı ederek namusuyla hayatını kazanmak daha iyidir. Hayatta başarılı olmak için himayenin, paranın ve şansın yardımını gerekli sayanlar vardır. Hatta, sadece “şans olduktan sonra hepsi olur” diyenler vardır.

İnsanları, bir kısmı gayet çalışkan, bir kısmı da son derece tembel olmak üzere ikiye ayırsak, şansın çalışanlar tarafında olacağına şüphe etmemek gerekir. Birkaç tembelin, tesadüfün yardımıyla toplumda yer tutması genel kuralı bozmaz. Hayatta genel olarak başarılı olanlar, para değil, azim ve çaba sahibi olanlardır.

        30. Yukarıdaki parçada nasıl bir çalışma yöntemi üstün tutulmuştur?

        Cevap: Yazar, yalnız kendi çalışması, kendi becerisi, kendi bilgisiyle, alın teri dökerek çalışmanın daha doğru ve üstün olduğunu bildirir.

        31. Yukarıdaki parçaya göre hayatta hangi insanlar başarılı olurlar?

        Cevap: Hayatta, azim ve çaba sahibi olan kimseler başarılı olabilirler.

        32. Yukarıdaki parçaya konabilecek en uygun başlık, bir atasözünden oluşturulmak   istenseydi; aşağıdaki atasözlerinden hangisi daha uygun olurdu?

            a) Emeksiz yemek olmaz.

            b) Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.

        Cevap: “Emeksiz yemek olmaz.” atasözü, bu parçaya daha uygun bir başlıktır.

        33. “Naim Efendiler bu yaz Kanlıca’ya taşınmadılar.” cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:

        Yüklem: taşınmadılar

        Özne: Naim Efendiler

        Dolaylı tümleç: Kanlıca’ya

        Zarf tümleci: Bu yaz

        34.O, İstanbul’un en güzel manzarasına karşı durdu.” Cümlesinde altı çizili sözcüklerin türlerini belirleyiniz.

        Cevap: O,     İstanbul’un en güzel manzarasına karşı    durdu.

       Zamir       İsim            Sıfat                       Zarf      Fiil

        35. “Akşam Arkadaşlarınla izmire gidecekmisin” cümlesindeki yazım ve noktalama

yanlışlarını bularak doğrusunu yazınız.

        Cevap: Cümle içinde bir kelime, eğer özel isim değilse, büyük harfle başlamaz. Bu nedenle “Arkadaşlarınla” kelimesi “arkadaşlarınla” şeklinde yazılmalıydı. İzmir, özel isimdir. Bu nedenle her zaman ilk harfi büyük yazılmalı ve kelimeye getirilen ek kesme işaretiyle ayrılmalıdır. Kelime, “İzmir’e” şeklinde yazılmalıydı. Soru eki olan “-mı, -mi,        -mü, -mu” ekleri kelimeden ayrı yazılır ve bu eklerin getirildiği bir cümle soru cümlesi olacağından cümlenin sonuna soru işareti konulmalıdır. Cümlenin doğru yazılışı şu şekilde olmalıdır:

       “Akşam arkadaşlarınla İzmir’e gidecek misin?

        Aşağıdaki parçadan hareketle 36, 37, 38 ve 39. soruları cevaplayınız.       

        Onur, benliğimizi duyup sevmekten ve başkaları tarafından da iyi karşılanmasını istemekten meydana gelen bir duygudur. İnsanlarda bu duygu, varlığı korumak özlemine bağlıdır ve onun neticesidir. Vücut ve ruh varlığımız için daima iyi şartlar istememiz, bu özlemden ileri gelir.

        Başka insanların kendi hakkımızdaki fikirlerine karşı duygulu, övmelerinden memnun olmak; yermelerinden üzülmek, herkes için tabiîdir. Onur duygusu, medenî cemiyetler içinde yaşayan fertlerde daha beslenmiş bir hâldedir. İlkel cemiyetlerde insanlar, birçok yanlış inançlara ve âdetlere esir oldukları için kişiliklerine de tamamıyla sahip bulunamazlar. Onları memnun veya müteesir edecek şeyler, kendilerine ait fikir ve hükümlerinden ziyade âdetlere ve inançlara bağlıdır.

        Onur duygusu, insanlık değerini artırıyor. Çünkü ölçülü ve doğal hâlde olmak şartıyla onuru kuvvetli olanlar, cemiyet nizamlarına ve başkalarının onuruna da riayet ederler. Onurlu insanlardan toplanmış bir millete, hak ve ödev kavramları daha iyi anlaşılır.                                          

      

        36. Yazara göre onur nedir?

        Cevap: Yazara göre onur, benliğimizi duyup sevmekten ve başkaları tarafından da iyi karşılanmasını istemekten meydana gelen bir duygudur.

        37. İnsanlardaki onur duygusu nelerden kaynaklanır?

        Cevap: Bu duygu, varlığı korumak özlemine bağlıdır ve onun neticesidir.

        38. Onur duygusu medenî ve ilkel toplumlarda neden farklıdır?

        Cevap: İlkel cemiyetlerde insanlar, birçok yanlış inançlara ve âdetlere esir oldukları için kişiliklerine de tamamıyla sahip bulunamazlar. Onları memnun edecek ya da etkileyecek şeyler, kendilerine ait fikir ve hükümlerinden ziyade âdetlere ve inançlara bağlıdır. Buna karşılık medeni milletlerin fertleri, kendi benliklerine sahip oldukları için onur duygusu gelişmiş haldedir.

        39. Onur duygusu insanlık değerini niçin arttırır?

        Cevap: Çünkü ölçülü ve doğal hâlde olmak şartıyla onuru kuvvetli olanlar, cemiyet nizamlarına ve başkalarının onuruna da riayet ederler.

        Aşağıdaki parçadan hareketle 40, 41 ve 42. soruları cevaplayınız.           

        Bir meslek yalnız bilgi, beceri ve tekniğe değil, aynı zamanda ahlâka dayanır. Tutulan işte, o işin gerektirdiği davranış kurallarına özen gösterildiği ölçüde başarı sağlanır.

        Meslek yaşamını, düşünce ve görüşlerimizi geliştiren bir okul olarak benimsemeliyiz. Başarı için kolay yollar arayanlar hayal kırıklığına uğrayacak, üzüleceklerdir. Karşılaşacakları engelleri hesaba katanlar, onlardan yılmayanlar yorgunluklarının ödülüne kavuşacaklardır.

        Öğrenciyi mesleğe hazırlayan okulların kapılarına, “Meslek tekniği önemlidir, ama meslek ahlâkı daha önemlidir” sözleri asılmalıdır. Mesleklerinde başarısızlığa uğrayanlar vardır. Bunların, sorunları kavrayabilecek zekâları ve meslek bilgileri yetersiz değildir. Başarısızlıkları, saat gibi olmayı, anlaşmaları hakkıyla yerine getirmeyi, müşterilerine, yanında çalışanlara doğru davranmayı bilmemeleri yüzündendir.

 

        40.Bir mesleğin dayandığı dört temel ilkeyi yazınız.

        Cevap: Bir meslek, bilgi, beceri, teknik ve ahlaka dayanır.

        41. Parçaya göre meslek hayatı neden bir okul olarak benimsenmelidir?

        Cevap: Meslak hayatı, düşünce ve görüşlerimizi geliştirdiği için bir okul olarak benimsenmelidir.  

        42. Meslek yaşamındaki başarısızlığın nedenleri neler olabilir?

        Cevap: Meslek yaşamında başarısız olan kişiler, dakik olmayı, anlaşmalara uymayı, müşteri ve çalışanlarına uygun şekilde davranmayı bilmemelerinden başarısız olurlar.

        43. “Kardeşim 12 mart 1983’de fatihte doğdu.” cümlesindeki yazım yanlışlarını bulunuz.

        Cevap: Cümlenin doğru yazılışı şöyledir: “Kardeşim 12 Mart 1983’te Fatih’te doğdu.”

        44. “Biz o yaz Heybeli’ye gitmeyecektik.” Cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:  

        Yüklem: Gitmeyecektik

        Özne: Biz

        Dolaylı Tümleç: Heybeli’ye

        Zarf Tümleci: O yaz 

        45. “Bu adam beş sene evvel Hüseyin Bey’in yanında hizmetçiydi.” Cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:  

        Yüklem: Hizmetçiydi

        Özne: Bu adam

        Dolaylı Tümleç: Hüseyin Bey’in yanında

        Zarf Tümleci: Beş sene evvel

        46. “Yarın uygulama sınavına gireceksiniz.” Cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:

        Yüklem: Güreceksiniz

        Özne: Siz

        Dolaylı Tümleç: Uygulama sınavına

        Zarf Tümleci: Yarın

        47. “Onlar karanlığın ortasında yapayalnız yürüyorlar.” Cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:

        Yüklem: Yürüyorlar

        Özne: Onlar

        Dolaylı Tümleç: Karanlığın ortasında

        Zarf Tümleci: Yapayalnız

        48. “Ali ile Ayşe, okuldan sonra sinemaya gidecekler.” Cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:

        Yüklem: Gidecekler

        Özne: Ali ile Ayşe

        Dolaylı Tümleç: Sinemaya

        Zarf Tümleci: Okuldan sonra

        49. “Çocuk aniden caddeye fırladı.” Cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:

        Yüklem: Fırladı

        Özne: Çocuk

        Dolaylı Tümleç: Caddeye

        Zarf Tümleci: Aniden

        50. “Ayşe, oynarken ellerini çamura bulamıştı.” Cümlesinin öğelerini bulunuz.

        Cevap:

        Yüklem: Bulamıştı

        Özne: Ayşe

        Belirtili Nesne: Ellerini

        Dolaylı Tümleç: Çamura

        Zarf Tümleci: Oynarken     

 

 

 

 

     

 

 

 

   GERİ